ANA SAYFA     SPOR DALLARI     HAKKIMIZDA     KÜNYE     İLETİŞİM
Federasyonlar.com'da
Portreler Kategorisi
Bu kategorideki tüm haberler
Bu kategorideki son haberler
EFSANELER - Naim Süleymanoğlu & Barış Manço ile röportaj (VİDEO)
Naim Süleymanoğlu... O halterin efsane ismi. Rahmetli Barış Manço ile yaptığı röportaj
Oğuzhan Tüzün
İzmir’de düzenlenen Atıcılık Büyük Erkekler Dünya Kupası finalinde birincilik elde eden milli sporcu Oğuzhan Tüzün, kariyerine olimpiyat başarısı da eklemek istediğini söyledi.
Mahir Oral
Profesyonel boksun en başarılı temsilcilerinden Mahir Oral Dünya Şampiyonası Öncesi Ankara’da yaptığı kampta hem motivasyon hem güç depoluyor.
Marsel İlhan
Türk tenis tarihine adını altın harflerle yazdıran Marsel İlhan, tenisten elde ettiği yıllık gelirin 500 bin dolar olduğunu belirterek, bu paranın kendisini asla şımartmayacağını söyledi.
Ahmet Arslan
Dağ koşucusu Ahmet Arslan’ın ilginç bir hayat hikâyesi var. 2004 yılında bıraktığı spora 2005 yılında yeniden dönen milli sporcu, üst üste dördüncü Avrupa şampiyonluğuna imza attı.
Elvan&Alemitu
Futbolda yabancı kontenjanı tartışması devam ederken, yine devşirme konusu da Türk Sporu’nun olmazsa olmaz tartışmaları arasında… Doğmak mı, yoksa ait olduğunu hissetmek mi tartışması kadar derin bir konu bu aslında. Kendini Türk hissetmeyenden daha Türk değil midir bizleri başarıya taşıyan insanlar? Bu sorunun cevabını Türk bayrağının göndere çekildiğinde damarında kıpırtı uyanmayanların insafına bırakmayıp bu konuda bayrağımıza, vatanımıza sahip çıkan herkes bizdendir diyerek fikir beyan ediyoruz. Ve ardından Elvan ile Alemitu’nun ilginç hayat hikayeleriyle sizleri baş başa bırakıyoruz…
Rıza Kayaalp
Grekoromen Güreş Milli Takımı’nın 120 kilodaki süper starı Rıza Kayaalp, “Dünyada kendime rakip göremiyorum. Hedefim; Hamza abinin başarılarını tekrarlayıp onu geçmek” şeklinde konuşuyor.
Nazmi Avluca
Türk Güreşi’nin Efsane İsmi Nazmi Avluca... Biz demiyoruz, işin ustalarının yorumuyla: ”Her yönüyle örnek alınacak sporcu!”
Bu kategorideki tüm haberler
12 Ağustos 2010 Perşembe
Ahmet Arslan

Dağ koşucusu Ahmet Arslan’ın ilginç bir hayat hikâyesi var. 2004 yılında bıraktığı spora 2005 yılında yeniden dönen milli sporcu, üst üste dördüncü Avrupa şampiyonluğuna imza attı.
Antalya’nın Gazipaşa İlçesi’nin milli sporcusu Ahmet Arslan, geçen ay Bulgaristan’da yapılan Avrupa Dağ Koşusu Şampiyonası’nda bir kez daha kürsünün en üst basamağına çıkarak üst üste dördüncü kez Avrupa şampiyonluğuyla kırılması güç bir rekora imza attı.... Gazipaşa İstiklal İlköğretim Okulu 6. sınıfta okurken, beden eğitimi öğretmeni Güldane Şahin’in yönlendirmesiyle spora "merhaba" diyen Ahmet Arslan, 2000 yılında lise eğitimi çin atletizme destek veren Antalya’daki Karatay Lisesi’ne kaydını yaptırmış.
Lise hayatıyla birlikte daha düzenli sporla uğraşmaya başlayan Arslan, 2004 yılında maddi imkansızlık sebebiyle çok sevdiği atletizme ara vermek zorunda kalmış. Tüm bu zorluklara rağmen liseyi bitiren ve Akdeniz Üniversitesi BESYO’yu birincilikle kazanan Ahmet Arslan, üniversite eğitimi döneminde atletizm yapan arkadaşlarının ateşlemesiyle 2005 yılında yeniden spora dönüş yapmış.

"Metin Sazak, Sporda Dönüm Noktası Oldu"
2005 yılıyla birlikte kendine tamamen spora veren Ahmet Arslan, halen birlikte çalıştığı Metin Sazak ile yolları kesişince, spordaki başarıları her geçen yıl artmaya başlamış. Kros yarışlarında ve zor parkurlarda çok daha iyi derece elde eden Arslan, dağ koşusu yarışlarının olduğunu duyunca bu alana yönelmiş. Hocasının da desteğiyle ilk Türkiye Şampiyonası’na deneme amaçlı katılmış. Yaşı genç olmasına rağmen büyükler kategorisinde dağ koşusunda Türkiye şampiyonu olan Ahmet Arslan, hocası Metin Sazak ile daha yoğun bin antrenman programı yaparak bugünlere kadar gelmiş.

"Milli Formayı İlk Kez 2005 Yılı’nda Giydi"
Spordaki ilk başarısını 2005 yılında yapılan Türkiye Şampiyonası’nda elde eden Ahmet Arslan ilk defa ay-yıldızlı formayı da bu sene giymiş. İlk uluslararası yarışma deneyimini Avrupa Dağ Koşusu Şampiyonası’nda veren ve 28. sırada yer alan Arslan, aynı yıl Yeni Zellanda’da yapılan dünya şampiyonasında ise derecesini daha da geliştirerek dünya dördüncülüğünü elde etmiş. Bir yıl sonra Bursa’daki Dünya Dağ Koşusu Şampiyonası’nda altıncı sırada yer alan milli sporcu, ilk büyük başarısını 2007 yılında elde etmiş.

"İlk Şampiyonluk 2007 Yılında"
Fransa’da 2007 yılında düzenlen Avrupa Dağ Koşusu Şampiyonası’nda büyük erkekler kategorisinde ilk kez Avrupa şampiyonluğunu kazanan Ahmet Arslan, aynı zamanda en genç şampiyon olma ünvanınının yanı sıra Türkiye’ye bu alanda ilk dağ koşusu şampiyonluğunu kazandırarak üç başarıyı bir arada Türkiye’ye getirmeyi başarmış.
Şampiyonlukla tanışan Ahmet Arslan’ın bundan sonraki serüvenini isterseniz kendi ağzından dinleyelim: "2008 yılında Almanya’da düzenlenen Avrupa Dağ Koşusu Şampiyonası’nda 2. kez Avrupa şampiyonluğunu kazandım. Bu başarımla birlikte 2 yıl üst üste Avrupa şampiyonluğu elde eden sporcu unvanının sahibi oldum. Aynı İsviçre’deki Dünya Dağ Koşuları Şampiyonası’nda dünya 3.sü oldum. 2009 yılında Avusturya’da 3. kez Avrupa şampiyonu oldum ve kendi unvanımı bir basamak daha geliştirerek 3.kez üst üste şampiyon olan sporcu unvanını kazandım. 2009 yılında İtalya’daki Dünya Dağ Koşuları Şampiyonası’nda 10. sırada yer aldım. Bu yıl Temmuz ayında Bulgaristan’ın Saparava Banja kentinde düzenlenen 9. Avrupa Dağ Koşusu Şampiyonası’nda 4. Avrupa şampiyonluğumu kazandım. Ve şampiyonluk serisi rekorumu geliştirmeye devam ettim."

"Rekortmeni Geçti"
Ahmet Arslan bu resmi şampiyonalar dışında 01 Ağustos 2010 tarihinde Avusturya’nın Mayrhofen kentinde düzenlenen IAAF WMRA(WORL MOUNTAİN RUNNİNG ASSACATİON) 2010 Grand-Prıx yarışmalarında 6 kez dünya şampiyonu olan Yeni Zelandalı sporcu Jonathan Wyat ve Afrika Şampiyonu Kenyalı Isac Kosgei’yı geride bırakıp şampiyon olmasıyla büyük bir başarıya daha imza attı. Arslan bu yarışta aynı zamanda Jonathan Wyat’a ait olan parkur rekorunu kırarak bu alarnda dünyanın en başarılı dağ koşucuları arasına girmeyi başardı.
Bu sene yapılacak dünya şampiyonası için hazırlıklarına hummalı bir şekilde devam eden milli sporcu, en büyük hedefinin 2010 yılında dünya şampiyonluğunu kazanmak olduğunu söyledi. Dünya Şampiyonluğuna ulaşmak için çalışmalara başladığını belirten Arslan, "6 kez dünya şampiyonu olan sporcunun yanı sıra Afrika şampiyonu olan bir başka sporcuyu geçmiş olmanın verdiği öz güvenle çalışmalarıma devam ediyorum. Kamp dönemimin henüz başındayım ama daha öncede Erzurum da defalarca kamp yaptım. Burası verimli olduğu için burayı tercih ettim" şeklinde konuştu.

"Metin Hoca’ya Minnettarım"
Ahmet Arslan, bu başarıları elde etmesinde kendisine en büyük desteği veren hocası Metin Sazak’ın emeklerini ise asla unutmuyor. Genç sporcu, "Eğer bu gün dağ koşusu branşında böyle başarılar kazanıyorsam bunun en büyük sebebi antrenörüm Metin Sazak’tır. Onunla tanışmak benim için yeniden doğuş anlamı taşıyor. Bugün bu kadar başarı elde ettiysem, bunun en büyük payı hocamındır" diyerek Metin hocaya olan minnet duygularını dile getiriyor.
Ahmet Arslan ayrıca zor şartlarda olmasına rağmen ailesinin verdiği desteğin yanı sıra menajeri Münir Yaraş ile Aydın bölgesi adına yarışlara katıldığı için Aydın Gençlik ve Spor il müdürü Bekir Çeker’in desteklerine teşekkürlerini iletiyor.
Kendisini sürekli motive ettiğini dile getiren Arslan, "4 yıl önce hedeflerimi yazarken ’dağ koşusu branşında Avrupa ve Dünyada başarı çıtasının seviyesini ben belirleyeceğim’ diye yazmıştım. Bunu Avrupa Şampiyonası için bir ölçüde gerçekleştirdim ama daha yükseğe taşımak istiyorum. Dünya şampiyonası için de aynı başarıyı elde etmek istiyorum." diyerek motivasyonunu en üst seviyeye taşımasını biliyor.

"Sponsorluk Çok Önemli"
4 kez Avrupa şampiyonu olmasına rağmen hala bir sponsorunun bulunmayışını büyük bir eksiklik olarak değerlendiren Ahmet Arslan, ’’Benim branşım olimpik olmadığı için teşvik alamıyorum. Ayrıca kulübüm de olmadığından maaşım da yok. 2009 yılında kendi imkanlarımızla Sazak Spor Kulübü’nü kurduk ve bu kulüp adına yarışıyorum." dedi.
Ailesinin çiftçilikle uğraştığını ve 7 kardeşi bulunduğunu ifade eden milli sporcu, en büyük maddi desteği ise kısıtlı imkanlarına rağmen yine de ailesinden gördüğünü belirterek, sponsorların kendisine destek vermesi halinde çok daha büyük başarılara imza atacağının sözünü veriyor.

"Üniversite Mezunu, İşsiz Ama Şampiyon"
Adnan Menderes Üniversitesi Beden Eğitimi Ve Spor Yüksek Okulu Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümünden 2009 yılında mezun olduğunu belirten Arslan, "4 kez Avrupa Şampiyonu ve Dünya 3.sü bir sporcu olarak üzerimde bir ’Üniversite Mezunu İşsiz’ damgası var. Olimpik sporda yarışmadığım için atamam da yapılamıyor. Umarım büyüklerim atamam konusunda bana yardımda bulunarak bir iş sahibi olmamı sağlarlar" diyerek sözlerine nokta koyuyor.

 

 

 

 
 
Ana Sayfa  /  Spor Dalları  /  Hakkımızda  /  Künye  /  İletişim  /  Yasal Uyarı